4 Nisan 2010 Pazar

Korku da neyin nesi?

Sanırım hiç cesur değilim. Korkuyorum birçok şeyden. Çalışmaktan korkuyorum örneğin. Ne kadar garip değil mi? İnsan neden korkar ki? (Sorgu moduna girdim.) Korku nedir?

İşte böyle bir duygu haline girdim şuanda. Küçüklüğümden beri güçsüz bir karakteri oynuyorum. Evet fiziksel olarak gerçekten güçlü değilim. Güç kavramına girdik şimdi de. Bir gücüm var. Evet var ama az veya gizli. İlköğretim yıllarını düşünüyorum da sınıfta beni dövemeyecek kimse yoktu sanırım. Hatırlıyorum da bazı kızlar benden daha güçlüydü. Nedense hiç fiziksel olarak güçlenmeyi düşünmedim. Var olduğunu düşündüğüm gücümü akıl yürütmekte kullanırdım. Sınıfta başarılı elemanların arasındaydım. Fiziksel güç olarak değil. Notlar falan filan olarak. Testlerde çok başarılı olsam da yazılı sınavlarda o kadar başarılı değildim. İlçede derece yapabiliyordum test sınavlarında ama iş yazılı sınavlara gelince o kadar başarılı değilim işte.

Osman çalışkan(!) bir öğrenciydi.
Ünlem işaretini neden koydum? Çünkü ben hiç çalışmazdım. Tembeldim aslında. Verilen ödevleri yapmazdım. Öğretmenin kızacağını bile bile ödevlerimi yapmazdım. Düşünüyorum da ben bu ödevleri yapmadığımı hatırlıyorum. Peki onca boş zamanda ne yapardım? İşte bu sorunun cevabını hatırlayamıyorum. Peki nasıl oluyor da başarılı bir öğrenci olabiliyordum? Aslında buna verebileceğim garip bir cevabım var. Hani derler ya dersi derste dinleyin diye. Sanırım ben öyle yapıyordum. Dersi derste dinliyordum. <- Burada geçmiş zaman eki kullandım. Çünkü artık dersi derste dinlemediğimi düşünüyorum. İşte bu yüzden olsa gerek artık eskisi kadar çalışkan(!) değilim. Yine ünlem kullandım. Eskiden de çalışkan değildin demek istiyor o ünlem işareti.

Ne demiştik? Korkağın tekiyim demiştim değil mi? Çalışmaktan korkuyorum. Bunun sebebi tembelliğim olabilir. Veya tembelliğimin sebebi korkum olabilir. Çalışmaktan korkulur mu? Aslında korkulan çalışmak değildir. Çalışmaya rağmen başaramamaktır. Başaramazsanız boşuna
çalıştığınızı düşünürsünüz. Ama çalışmazsanız ve başarısız olursanız "Zaten çalışmamıştım" diye içinizi rahatlatmaya çalışırsınız. Çalışmadan başarırsanız -ki öyle bir şey olmuşsa ya iş kolaydır ya da ortamda bir terslik vardır.- kibirlenirsiniz "Herkes çalışıp geldi ben çalışmadan geldim. Ben bunlardan zekiyim" gibi. Kibir insanı köreltmekten başka bir işe yaramaz. 4 ihtimal vardı. Çalışıp başaramamak, çalışmayıp başaramamak, çalışmayıp başarmak(ki en tehlikelisi), çalışıp başarmak. Sadece sonuncuya yorum yapmadım değil mi? Şimdi onu yorumlayalım. Çalışır ve başarırsanız gerçekten hak etmişsinizdir. Çalıştım ve başardım dersiniz. Böyle bir başarının ardından alırsınız gerçek başarmanın tadını. İçinizden ağlamak gelir. İşte başarmak budur.

Korkmaktan girdik başarmaktan çıktık. Demek ki korktuğumuz şey çalışmak değilmiş. Korktuğumuz şey başaramamakmış. İşte bu korku yüzünden çalışmak istemeyiz. 2. ihtimal(çalışmayıp başaramamak) için çalışmak istemeyiz. Nefsimizi rahatlatacak bir bahanedir 2.
ihtimal. 2. ihtimalin diğer ismi pes etmektir. Çalışmak zor gelir. Başarma ihtimaliniz çalışmanıza bağlıdır. Nefsiniz her zaman en kolay yolu tercih eder. Pes etmeye zorlar sizi. Nefis başardığı zaman alacağı tadın pes ettiğinde alacağı tattan kat kat güzel olduğunu bilmez. Güzel bir tat almak istiyorsanız çalışın. <- Burada emir kipi mi var? :P Evet burada emir kipi var. Aslında şart ve emir var. Emir vermek kolaydır. Önemli olan emri doğru yere vermek ve emre uymaktır. İşte bu emri nefsinize verirseniz nefsiniz mırın kırın edecektir. Bu emri nefsinize duyurmayın bile. Bu emri kendinize verin. Emir kendinize olursa nefiste emre uyacaktır. Ama nefis sürekli sizi caydırmaya çalışacaktır. İşte burada da sabır devreye girer. Emrinize uymanız için sabredeceksiniz. Bakın burada kendi kendini kontrol etmeyi gördük :D

Sanırım ben iyi dolmuştum. Aklımdakileri döktüm ya rahatladım. Şimdi gidip mis gibi bir uyku çekip yarına insan gibi uyanabilirim. Buraya kadar okumuşsanız sizi tebrik ederim. Değerli
vaktinizi benim yüreğimden gelenlere ayırdığınız için teşekkür ederim.

3 yorum:

  1. Ben de eskiden hiç korkmazdım artık korkuyorum. Yanlış yapmaktan korkuyorum. İnternette daha çok insan blogumu ve tvitırımı takibe aldıkça, ben de yazmaktan korkar hale geldim. Hani nerde hiç kimse okumuyormuş gibi yazan ben... Ben de doldum osman ya, k. bakma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış yapmaktan korkma. Yanlış yapmak ve bunu fark etmek en iyi tecrübe artışını sağlar. Korkman gereken bir yanlışı 2. defa tekrarlamaktır. Yapılabilecek yanlış sayısı o kadar çokken neden aynı yanlışa takılıp kalasın ki?

      Sil
    2. Çok haklısın arkadaşım, bu sözünü kulağıma küpe yapacağım.

      Sil